Anasayfa Dünya Almanya’nın Saksonya-Anhalt Eyalet Seçimlerinde Yüzde 43,8’lik Rekor!

Almanya’nın Saksonya-Anhalt Eyalet Seçimlerinde Yüzde 43,8’lik Rekor!

Paylaş

Avrupa’daki aşırı sağın yükselişinden en büyük payı Almanya aldı. Almanya için Alternatif (AfD) partisi Saksonya-Anhalt eyaletinde gerçekleştirilen seçimlerde yüzde 43,8 gibi rekor bir oy alarak birinci parti oldu.

Seçimlerin ardından oluşan Hükûmet kurma krizi sürerken, Almanya’da yeniden yükselişte olan aşırı sağpopülist partilerin aldıkları oylar dikkatleri yeniden Avrupa siyasetine çekiyor.

Son yıllarda aşırı sağ ve benzeri çizgilerde siyaset yürüten partilere oluşan trend hız kesmeden devam ediyor, geçtiğimiz günlerde yapılan eyalet seçiminin sonuçları ortaya çok radikal bir tablo koyuyor.

Almanya’da aşırı sağ

2.Dünya Savaşı‘ndan sonraki süreçte Nazi rejiminin 1945 yılının Mayıs ayında (Almanya’nın kayıtsız şartsız teslim olması ve rejimin tamamen çökecek şekilde müttefikler tarafından tasfiye edilmesiyle) sona ermişti. Aradan geçen 81 yılın ardından Almanya için Alternatif  Partisi (AfD)’nin elde ettiği bu yüzde 44,4’lük oy oranı, savaş sonrası Alman siyasi tarihinde aşırı sağ bir siyasi hareketin demokratik seçimlerde ulaştığı en yüksek ve rekor seviyedeki oy oranı olma özelliğini taşıyor.

Almanya

Bu yıl düzenlenen seçimlerin sonuçları, 2021 yılında yapılan seçimlerde 20,8 oy almalarıyla kıyaslandığında neredeyse iki katı bir artışın söz konusu olduğu ve bu tarihi sıçramanın Alman siyaseti için ne gibi değişikliklere neden olacağı merak konusu.

Eyalet dengeleri ve diğer partiler

Seçim sonrası tabloda; Almanya için Alternatif  Partisi (AfD)’nin yüzde 44,4’lük oyla birinci, iktidardaki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisi yüzde 17,2 ile ikinci, Sol Parti yüzde 8,6 oyla üçüncü, Yeşiller yüzde 8,4 ile dördüncü, Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise yüzde 7,9 oyla beşinci parti oldu. İttifak Sahra Wagenknecht (BSW) ise yüzde 5 barajının hemen üzerinde, yüzde 5,0 oy aldı.

Hükûmet kurma krizi

AfD tek başına iktidar olmayı hedeflese de bunun için oyların yüzde 50’sini alması gerekmiyor, 83 sandalyeli mecliste tek başına iktidar (salt çoğunluk sağlayabilmesi) olabilmesi için en az 42 sandalyeye ihtiyacı var. Eyalet parlementosundaki koltukların yarısını alması yeterli fakat mevcut verilere göre bu durum mümkün görünmüyor. Durum böyleyken diğer siyasi partilerin de AfD ile işbirliği yapmayı reddetmesi ve partiye karşı olan tutumları Alman demokrasisi içinde bir dışlanmaya ve krize neden oluyor.

Tam da bu siyasi karışıklığın gölgseinde BSW’nin parlementodaki rolü gözler önüne seriliyor. Partinin başbakan adayı Claudia Wittig’in AfD’ye karşı demokratik iş birliğine kapılarının açık olduklarını belirtmesi ve AfD’nin bu seçimdeki başarısının dikakte alınması gerektiği ayrıca partinin siyasetten dışlanmasının demokrasiye aykırı olmasını savunmasıyla birlikte eyalet parlementosundaki durumlar bir süre daha Alman siyasetini meşgul edecek gibi duruyor.

 

KAYNAK: ANKA

 

Siyasetin nabzını tutmak, güncel analizleri ve son dakika gelişmeleri kaçırmamak için https://mkhabertv.com.tr/‘yi takipte kalın.

 

Paylaş